
- MÜŞTERİ
- Önallar 1957
- HİZMETLER
- Strateji, imaj, sosyal medya yönetimi, içerik çekimi, kurgu, senaryo, reklam yönetimi, kampanya ve basılı işler, mağaza ekran içerikleri
- SEKTÖR
- Süt ürünleri · mandıra ve peynir
- ŞEHİR
- Denizli
- YIL
- 2025–2026
Hikâyenin tamamını okuHikâyeyi kapat4 bölüm · 1 dk
BAŞLANGIÇÖnallar 1957, Denizli’de 1957’den bu yana üç kuşaktır süren bir mandıra ve peynir markası. Kanguroo Creative, Mayıs 2025’ten bu yana Önallar’ın stratejisini, imajını ve sosyal medyasını yönetiyor; içerikleri çekiyor, kurguluyor, senaryolarını yazıyor, kampanyaları, basılı işleri ve mağaza ekran içeriklerini hazırlıyor, reklamları yönetiyor.
STRATEJİHesap bir ürün vitrini olarak değil, üç kuşağın sesi olarak kuruldu. Kimlik tek bir yazı ailesi, Bitter, ile antrasit, kum beji ve koyu gri mavi üzerine oturdu; kapakta «Üç nesildir aynı topraktan, aynı güvenle.»
İÇERİKPeynir Rehberi, Mandıra Sohbetleri, Peynir Kütüphanesi, Peynir Sözlüğü ve «Bir Baba Bir Oğul, Aynı Mandıra» serileri; «Fabrikamızın Gülen Yüzü» ekip kartları; yılbaşı kampanyası, basılı işler ve Denizli’deki etkinliklerin iletişimi.
SONUÇ1 Haziran 2025 ile 18 Ağustos 2026 arasında Instagram ve Facebook’ta 11,7 milyon görüntülenme; Instagram erişimi %84, etkileşim %167 arttı, 9,6 bin yeni takipçi geldi. En çok izlenen video 533,8 bin izlenmeyle «Denizli’de peynir ve tereyağının hikâyesi» oldu.
Rakamlarla Önallar 1957.
1957’den bugüne aynı niyetle.
1957’de Halil İbrahim Önal kuru peynirle başladı; 1975’te ikinci kuşaktan Ali Önal peynir imalatına geçti; 2014’te Alptuğ ve Seda Önal üçüncü kuşak olarak işe katıldı. Altmış yılı aşan bir emeğin hikâyesi vardı, onu anlatacak bir dil gerekiyordu. Mayıs 2025’te bir aylık strateji çalışmasıyla hesap bir ürün vitrini olarak değil, üç kuşağın sesi olarak kuruldu. İlk paylaşımlar da bu cümleden çıktı. Yayınlar Haziran 2025’te başladı.

Tek yazı ailesi, dört renk.
gesso works imzalı logo açık ve koyu zeminlerde aynı güvenle duruyor. Renkler antrasit, kum beji, açık bej ve koyu gri mavi; yazı tek aile, Bitter, Light’tan ExtraBold’a her ağırlığın bir görevi var. Öne çıkanlar Peyden, Hisar ve Pigotti’yi de taşıyor: 1957, Peyden, Değer, Pigotti, Üretim, Hisar. Kapakta gravür bir inek ve «Üç nesildir aynı topraktan, aynı güvenle.» cümlesi.

Lezzetin bir adı var.
Van’dan trenle gelen peynirle başlayan hikâye, bugün Denizli’de üçüncü kuşakla sürüyor. «Lezzetin Adı» bu yolu birkaç notaya sığdırıyor: aynı toprak, aynı güven, aynı sofra.
Aynı mandıra, iki bakış.
Ali Önal anılarını kameraya anlattı: okulu bırakıp mesleğe dönüşü, trenle gelen peynirler, buzdolabı yokken karda istiflenen tereyağı, Peyden’in doğuşu. Ağustos 2026’da «Bir Baba Bir Oğul, Aynı Mandıra» serisi baba ile oğlu aynı sorunun karşısına oturttu. Seri profilde sabit duruyor.
Her serinin bir görevi var.
Peynir Rehberi’nde Ercan Şef her bölümde bir peyniri anlatıyor; Raclette’ten Kars gravyerine uzanan rehberin ardından Yoğurt Rehberi geldi. Mandıra Sohbetleri’nde Alptuğ Önal tek bir soruyu yanıtlıyor: UHT, maya, tereyağının su oranı. «Bu Peynirle Ne Yapsak?» story’de tek peynir, tek tarif. Peynir Kütüphanesi saklama, terleme ve kabuk üzerine kaydedilen kartlar; Peynir Sözlüğü affinage’dan şirdene terimler. Mektuplar ise müşteri yorumlarına yazılan teşekkürler.

Fabrikayı çalıştıranlar.
«Fabrikamızın Gülen Yüzü» serisi fabrikayı onu her gün çalıştıranlarla tanıtıyor: Emine Abla, Habibe Abla, Evrim, Batuhan, Elif, Havva. Her kartta el yazısıyla bir not var; kaç yıldır fabrikada olduğu, en sevdiği peynir, en iyi yaptığı yemek. «Çok güzel sarma sarar.»

Yılbaşında sofraya bağlanan sepetler.
Aralık 2025’te Bayramyeri’ndeki mağaza yılbaşına hazırlandı ve kampanya baştan sona tek elden yürüdü: manken konsept çekimi, sepet ve kurumsal hediye carousel’leri, «Yeni yılda kendi hediyeni oluştur» akışı, her sepete özel müzik listeleri, «Küçük Mutluluklar» ve «Sofrada Birlik» sepet kartları, iki kırımlı broşür ve mağaza ekranı videosu. Basılı işler de aynı dilde: «Üç kuşaktır aynı tabakta iyilik var.» diyen dergi ilanı, firma sunumu, posterler ve Pigo’nun resimlediği tarif kartpostalları.

Festivalden fabrikaya.
Etkinliklerin iletişimi baştan sona tek elden yürüdü: Temmuz 2025’te Pamukkale Caz Festivali’ndeki tadım standı, Eylül’de çocuklarla inek boyama atölyesi, Ekim’de geleneksel orkinos ikramı, Kasım’da İl Tarım Müdürü’nün fabrika ziyareti, Şubat 2026’da PAÜ Sektör Günleri, Mart’ta Kadınlar Günü fabrika çekimi ve Interfresh Eurasia fuarı.

Bir haftalık akış.
Haziran 2025’ten bu yana Instagram ve Facebook’ta düzenli yayın var. İçerikler mağazada, fabrikada, süt deposunda ve yılbaşı konseptinde çekiliyor. Akışta aynı hafta içinde bir rehber bölümü, bir tarif story’si, bir kütüphane kartı ve bir ekip yüzü yan yana duruyor. Sanal Şarküterim ile sipariş de bir tık uzakta.
Aynı merakın iki yaşı.
Önallar’ın sabrı ile Pigotti’nin merakı aynı tezgâhta buluşuyor. İki markanın hesabı aynı ekiple, aynı özenle ama iki ayrı dille yürüyor.
Pigotti hikâyesi →Tren, şehir, sofra ve müzik.
Organik listenin ilk beşi yerel hikâyelerden oluşuyor: tren, şehir, sofra ve müzik. En çok izlenen video 533,8 bin izlenmeyle «Denizli’de peynir ve tereyağının hikâyesi» oldu; ardından 184,3 bin izlenmeyle «Bir zamanlar peynir trenle gelirdi…» geliyor. Ürün kataloğu değil, şehrin hafızası çalışıyor.

Kanguroo Creative ile tek taraflı bir ajans ilişkisi değil, gerçek bir yol arkadaşlığı kurduk.
2025’ten beri birlikteSıradaki hikâyeyi birlikte yazalım.
- 01Tanışma
- 02KAS konum, analiz, strateji
- 03İlk 90 gün planı ve ilk yayınlar
Diğer hikâyelere göz atın.
Tüm marka hikâyeleri →
Mobiliyum
Web sitesi tasarımı & 10. yıl belgeseli
Hikâyeyi oku →
Pigotti
Peynire bir dil kurduk
Hikâyeyi oku →